By Published On: Aralık 8th, 20250 Comments on Akran Zorbalığının AnatomisiViews: 57

ZORBALIĞIN ANATOMİSİ

Okullarda akran zorbalığı salgını doruk noktasında. Artık iş psikolojik şiddetin ötesine, fiziksel şiddet boyutlarına vardı ve zorbalığa uğrayan çocukların hayati tehlikesinin yanında eğitim hayatlarının kararması da söz konusu.

Olacağına ihtimal dahi vermediğimiz olaylar sıradan hale geldi ve bir gün öncesini arar olduk. Anne babalar artık çocuklarını okula göndermeye korkuyorlar.

Ben de bu konuda bir şey yapmak gerektiğini düşünerek ilk adımı atmak istedim.

Elbette ki bir şeyle mücadele etmek istiyor ve çözüm aruyorsanız önce mücadele edeceğiniz şeyin ne olduğunu tanımalısınız. Bu nedenle önce zorbalığın ne olduğunu araştırmaya başladım. Zorbalığın ne olduğunu bilirsek onunla mücadele etmemiz de daha kolay olacaktı.

Başlangıç noktası olarak araştırma ve veri uzmanı değerli dostum Akan Abdula’nın bir YouTube röportajını seçtim. Bunu yapmamdaki neden Akan’ın da zorbalık kurbanı bir baba olmasıydı. Kızının uğradığı bir zorbalığın peşini bırakmayarak büyük bir araştırma yaptı ve onun söyledikleri bu konuda bize ışık tutacak nitelikte.

Okullardaki zorbalığın olay döngüsünü çok yi anlatmış. Zorba çocuk kendine bir kurban seçiyor ve onu zorbalıyor. Olay zorbalanan çocuğun ailesinin okula gidip hak aramasıyla devam ediyor. Zorbalık şiddet içermiyorsa idare hiçbir şey yapmıyor. Kaldı ki bana göre psikolojik şiddet fiziksel şiddetten daha kötü..

Eğer olay şiddet içeriyorsa idarenin yaptığı en iyi şey “hadi barışın” demek. Ama çoğu zaman bu bile olmuyor. Hak aramaya gittiğiniz yerde günün sonunda sizin haksız olduğunuz ima ediliyor ve uğradığınız haksızlık, çocuğunuzun acısına eklenerek eve dönüyorsunuz.

İşin peşini bırakmayan dişli biri olsanız bile, eğitimin ticarete dönmesi, yöneticilerin öğretmenlerini birer pazarlamacı olarak  görmesi, en ufak bir şeyde CİMER’e şikayet edilmeleri öğretmenlerin itibarını ve yetkisini elinden aldığı için idareler durumu idare etmekten öteye gidemiyor.

En sonunda çocuğu o okuldan alıp başka bir okula yazdırmanın onun için en iyisi olacağını düşünüp pes ediyorsunuz. Ama zorba pes etmiyor. Bu kez dijital yöntemleri kullanarak çocuğunuza yaptığı zorbalığın alanını genişletiyor. Çocuğunuzun gözünüzün önünde solduğunu görerek hiçbir şey yapamamanın acısını içinize atıyorsunuz.

Akan, araştırmasında şu acı gerçeği tespit etmiş. Zorba olmayan, hatta zorbalanan çocuğa yardım etmek isteyen çocuklar bile bir müddet sonra zorbanın tarafına geçiyor. Çünkü zorbaya bir şey yapılmadığını görüyorlar ve eğer kendisine yönelirse kimsenin onu korumayacağını düşünerek böyle bir savunma mekanizması geliştiriyorlar.

Bir acı gerçek de benden olsun. Aileler kendi çocuklarına bir şey olmadıkça sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Hatta çocuğunun okuduğu okulun adı kötüye çıkmasın diye hak arayanları susturma çabasına girenleri ve olayı örtbas etmek isteyenleri de gördüm.

Üstüne, zorba çocuğun ailesi çocuğunun eğitim hayatı tehlikeye girmesin diye bu işi kapatmak adına iftira dahil aklınıza gelecek her şeyi yapabiliyor. Ama öte tarafta zorbalanan çocuğun ne halde olduğunu düşünen yok.

Hal böyle olunca, okullar yargı dağıtan kabadayılarla doldu. Akan’ın deyimiyle “taş çok ağır”, bu yüzden bir kişinin elini altına koymasıyla bu taş kalkmaz. Yeni kitabım Dijital Tsunami’de de yazdığım gibi hazırcılığa alıştırılan bizler çözümü hep başkalarından bekliyoruz.

Dost acı söylermiş. Bak söylüyorum; harekete geçmezsen sıra senin çocuğuna da gelecek. Bu kesin, sadece zamana bağlı. Ve sıra senin çocuğuna geldiğinde sesini duyacak kimse kalmayacak…

Yazımda bahsettiğim Akan Abdula’nın videosunu YouTube’da “Akan Abdula, okullarda akran zorbalığı” diye aratarak izleyebilirsiniz.

Bu yazıyı dilediğin platformda paylaşabilirsin!

0 0 oy
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments