Hikikomori Nedir?

Çocuğunuzun odasına çekilerek kendini sosyallikten tamamen izole ettiğini, okula, işe gitmeyi, arkadaşlarıyla buluşmayı hatta sizinle bile görüşmeyi bıraktığını, sadece bilgisayarı ya da tabletiyle ilgilendiğini düşünün.

2010’lu Yıllarda bu sosyallikten uzaklaşarak kendi dünyasına kapanma eylemine ilk ve en yaygın olarak Japonya’da rastlandı ve adına “elini ayağına çekme” anlamına gelen “hikikomori” dendi.

Çocuğunuzda hikikomori var mı?

Eğer çocuğunuz okula gitmeyi reddedip odasına çekilerek kendini tamamen hobilerine (bu genellikle bilgisayar oyunu olabiliyor) veriyor, yemeğini bile odasında yiyorsa evet.

Hikikomori bir hastalık mıdır?

CNN Türk’ün yayımladığı (yazarının ismi belli olmayan) bir makaleye göre hikikomori bir hastalık değilmiş. Ben buna tamamen karşıyım ve CNN Türk’ün bu konuda sorumsuzca davrandığını düşünüyorum.

Halbuki Hürriyet gazetesi sağlık sayfalarına göre hikikomori bir hastalık ve tedavi edilmesi gerekiyor.

Sağlıklı bir bireyin temel ihtiyaçlarından biri de sosyalleşme yani ait olmaktır. Eğer birey sosyalleşmekten ve insanlardan kaçıyorsa altında yatan neden ne olursa olsun bu bir sorundur.

Hikikomori en çok ergenlik çağındaki erkeklerde görülür.

Ergenliğe yaklaşan çocuklarımıza, “gözümüzün önünde olsun” mantığı ile bilgisayar oyunu ve ders çalışmak için odasında kalmasına izin veriyoruz. Zamanla bu onlarda alışkanlık haline geliyor ve reddedilme korkusu artarak sosyalleşme isteğinin önüne geçiyor.

Hikikomori nasıl tedavi edilir?

Hikikomoriye yakalanmış gençler, yaralı egolarını daha da yaralayacak durumlardan kaçınma eğilimiyle diğerlerinden uzak kalmaya çalışırlar. Utanç verici bir duruma düşme, eleştirilme, reddedilme, beğenilmeme, onaylanmama, alay edilme, rezil olma, olumsuz değerlendirilme gibi korkular geliştirirler. Zamanla içe çekilme ve sosyal izolasyon yaşamlarının geneline yayılır.

Çocuklarımıza değerli olduklarını hissettirmekle işe başlamalıyız. Onları yetiştirirken bizler de farkında olmadan ekran bağımlısı bireyler olup, onların nasıl yaşadığını ve sorunlarını önemsemiyoruz. Hatta bizi rahatsız etmedikleri sürece ne yaptıklarını fazla önemsemiyoruz.

Şimdi! Hemen!

Hiç vakit kaybetmeden ve çok geç olmadan ekran başından uzaklaşmamız, çocuklarımıza daha fazla vakit ayırmamız gerekiyor. Onlarla birlikte nitelikli vakit geçirmek çok önemli. Lütfen dijital dengeyi kuralım…