TikTok Bizi Değersizleştiriyor?

YouTube’da “TikTok Dilencileri” adında bir videoyu izliyorum. Video, TikTok’tan yaptıkları canlı yayınlarında takipçilerinden “yat” isteyen birkaç gencin yatı alabilmek için kamera karşısında kişiliklerini acınacak şekilde ayaklar altına almaları ile dalga geçiyor. Bu gençlerin canlı yayını yaptıkları evlerine bakılırsa hali vakti iyi olmayan kesimden oldukları çok belli. Yat gelince çıldırmış gibi oluyorlar. Sanki bir akıl hastanesinde en uçtaki hastaları koydukları koğuşlardan dünyayla ilişkilerini koparmış delilerin görüntülerini izler gibiyim. Bir yandan üzülüyor bir yandan “Allah’ım bunları kim izliyor?” diye aklımdan geçiriyorum. Daha fazla bakamayacağım…

Hemen “yat göndermek” neymiş diye Google’ladım. TikTok’ta, izleyiciler yayını yapana çeşitli çıkartmalar gönderebiliyormuş. Örneğin en pahalı çıkartmalardan biri olan “yat” göndermek izleyiciye 850 liraya mal oluyormuş. Canlı yayını yapan da bu yat karşılığında TikTok’tan 350 lira gelir elde ediyormuş. Yani 500 lirası TikTok’un.

TikTok’tan para kazanmak için her yol mübah mı?

Anlaşılan öyle. Geçenlerde tanınmış bir şarkıcının 7 yaşındaki kızı bir TikTok fenomeni tarafından kandırılarak babasının kredi kartından 7 bin lira harcaması sağlanmış. İşin ilginci bu TikTok fenomeni daha bir kaç gün önce ünlü şarkıcının evindeymiş ve beraber TikTok videosu çekip yayınlamışlar. Yani bu fenomen, kandırarak parasını aldığı kız çocuğunu tanıyor, 7 yaşında olduğunu biliyor.

Toplumda bu konu çok tartışıldı. Özellikle de tanınmış şarkıcının ebeveynliği üzerinde duruldu. Evet 13 yaşın altındaki bir çocuğa sosyal medya hesabı açması için izin vermek, üstelik burada harcayabileceği bir kredi kartına erişimi olması, hatta bu çocuğun da sapıklara eze olabilecek paylaşımlarda bulunması tartışılabilir. Ancak odağımız olan konudan sapmamamız gerekiyor. TikTok’ta birisi çıkıp, karşısında küçük bir çocuk olduğunu bile bile hem de büyük bir meblağ parasını alabiliyor. Ve bu parayı almasında ahlaken bir sorun olmadığını düşünüyor.

TikTok’un gelir modeli sadece çıkartma için yalvaran varoş gençlerini ya da küçük çocukları kandırarak para toplayan fenomenleri değil, aynı zamanda çıkartma almak uğruna karşı tarafın istediklerini yapan 13 yaşının altındaki çocukları da doğurmuş. Hoş 13 hatta 18 yaşının üstünde olsa ne olur? Çıkartma için kamera karşısına geçiyor ve karşı tarafta bir sapığın sizden istediklerini yapıyorsunuz.

Bir de çocuklarına TikTok hesabı açıp, çocukları üzerinden para kazanma çabasında olan ebeveynler var. 4 yaşında kız çocuğunun banyo yaparken videolarını yayınlayan baba mı ararsınız, yaptığı keke video çekerken işin içine dahil ettiği kızını, istediğini yapmıyor diye döven anne mi?.. Para kazanmak için her yol mübah mı?

Sorun sadece TikTok gelir modeli mi?

Ben sizin için bu satırları yazarken, Amerika’da 11 yaşında bir erkek çocuğunun TikTok’ta “nefesini tutma” meydan okuması yapma uğruna yaşamını kaybetmesinin üzerinden henüz 48 saat bile geçmemişti. Evet, bir de TikTok meydan okumaları var: Burnuna tarçın çekme, koluna tuz döküp üzerine yara olana kadar buz koyma, klozet kapağı yalama, arkadaşına çelme takıp düşürme… Bunları milyonlarca çocuk izleyip yapmaya çalışıyor.

“Çok eğlenceli”, “arkadaşımda var ama”, “ben de hesabım olmasını istiyorum” diyen çocuklarımızı kıramadığımızdan mı, içten içe “benim çocuğum da tanınsın” dediğimizden mi, yoksa safça TikTok’u eğlenceli bulduğumuzdan mı bilmiyorum ama sonuçta çocuklarımızın TikTok kullanmasına izin veriyoruz.

Bir tanıdığımın kızı var. Henüz TikTok’a girecek yaşta değil. Yine de bir TikTok hesabı var. Makyaj yapıp paylaşmayı seviyor. Tabi makyaj yapınca yaşından büyük gösteriyor. Bu nedenle paylaşımları her geçen gün daha fazla beğeni almaya başladı. Başlarda bu elbette onun hoşuna gitti. Fakat iş bu kadar basit değil. Devamında yaşça büyük insanlardan en masumu sohbet olan çok korkunç istekler almaya başladı ve hesabını kapatmak zorunda kaldı.

TikTok bir çok gencin çabucak ünlü olma hayallerini körüklüyor. Küçük çocukların üye olmasını, küçük çocukların paylaşım yapmasını ya da pedofililerin hedefi haline gelmelerini engellemiyor. Tüm sorumluluğu ebeveynlere bırakıyor. Hükümetler TikTok’a bulaşmıyor, TikTok’da hükemetlere. Tiktok para kazanıyor mu? İçerik üretici para kazanıyor mu? Her ikisi de vergisini veriyor mu? Gerisine kimse bakmıyor.

Peki 18 yaşında küçük bir kız bir gece kulübüne gidip, direk dansı yaparak para kazanabilir mi? Hayır! 18 yaşından küçük bir çocuk bu gece kulübüne gidip gösteriyi izleyebilir, bir de kıza bol miktarda bahşiş verebilir mi? Hayır! Biriniz TV’ye çıkıp küçük çocukların izlediği bir programda çocuklardan para toplayabilir mi? Hayır!

Aklınıza gelen en kötü, etik sınırlarını en çok zorlayan reklamı hatırlamaya çalışın. Bir araba reklamı vardı. Üstünde bornozu olan bir kadın, otel odasında yatağa doğru ilerlerken bornozunu yavaşça omuzlarından düşürerek “Hayati beni otomobillendir” diyordu. TikTok’ta yapılanlar bunun çok daha ötesinde.

Ebeveynler soruyor: “Ne yapmalı?” Vallahi benim TikTok hesabım yok. Evde kimsenin yok! İlgimizi çekmiyor. Para bizim için bir amaç değil, yaşam aracı. Kolayca kazanmanın yollarını aramıyoruz. Sanırım TikTok’un para kazanma modeli ve bu modelin yarattığı ortam bizim ahlak anlayışımıza uymuyor. İnanıyorum ki birçoğumuzunkine de uymuyordur. Fakat günden güne bizi değersizleştirdiği, 350 lira uğruna deliler gibi çırpındırdığı kesin…