Siber Zorbalık Nedir? Ya da dijital zorbalık mı demeliyiz?

15 yaşındaydım. Lise 2. sınıfa yeni bir okulda başladım. Hepsi bir yıldır birbirini tanıyan 40 kişilik sınıfa dahil oldum. Öyle üstümden başımdan ya da fiziksel görünüşümden çok utanan birisi değildim. Yine de o dönemden hatırladığım beni çok üzen bir anım var.

Babamız esnaftı. Bazen iyi kazanır bazen de maddi olarak sıkıntılı dönemler geçirirdik. Yeni sınıf, yeni arkadaşlar… O sıkıntılı dönemlerden birine denk gelmişti. Annem yeni okul ayakkabısı almıştı. Malum erkek çocuğuyuz ayakkabıları çabuk paraladığımız için söyle tabanları kalın sağlamca bir şey almıştı. O gün o ayakkabılarımla epey alay etmişlerdi.

Okullarda zorbalık sık görülen bir şey. Günümüzde, okullardaki kız çocukların %83’ü erkek çocukların da %79’u zorbalığa uğruyor. (Arka Bahçe Psikoloji Haziran 2017) Yani neredeyse okula giden çocukların tamamı en az bir kere zorbalığa uğruyor.

Zorbalık nedir?

Kelime anlamıyla zorbalık, bir kişinin diğer bir kişiye sürekli ve kasıtlı olarak zarar vermesidir. Fiziksel güç kullanılarak yapıldığı gibi, kötü sözler, aşağılama, dışlama, dedikodusunu yapma ve baskı kurma şeklinde yapılabilir.

Anne babaları arasında çatışma olan, empati eksikliğine sahip ve duyguları ile baş etmekte güçlük çeken çocuklar yapıyor genelde zorbalığı.

Kurbanlarıysa genelde, hassas, içe dönük, utangaç, fiziksel ya da zihinsel farklılığı olan, farklı düşünen, farklı davranan çocuklar oluyor.

Zorbalık yöntemleri nelerdir?

Ergenlikte çocuklar, kabul görme, ait olma, onaylanma, takdir edilme ve bağlılık duyguları ile hareket ederler. Zorbalar da bu duyguları zedeleyecek yöntemleri tercih ediyor.

  • Fiziksel şiddet uygulayarak küçük düşürme
  • Dış görünüşü ile alay etme
  • Dedikodusunu yapma
  • Dışlama
  • Davranış ve konuşmaları ile alay etmek
  • Hatta başarılarını bile eleştirmeye varabilir.

Siber zorbalık nedir? Ya da dijital zorbalık mı demeli?

Teknolojinin imkanları ve sosyalleşme şeklimiz değiştikçe zorbaların da yöntemleri değişiyor. Artık sosyalleşmemizi dijital olarak yapıyoruz. (En azından önemli bir bölümünü…) Beğenilme, ait olma ve onaylanma arzumuzu çevrim içi dünyada tatmin etmeye çalışıyoruz. Siber zorbalık da burada devreye giriyor. Dijital zorbalar sizin bu arzularınızı ve duygularınızı yıpratacak yöntemleri çevrim içi ortama taşıyorlar.

Bir süreden beri teknoloji ve çocuklar konusunda araştırma yaptığımdan, siber zorbalığın hep çocuklar üzerindeki etkisini inceledim. Ancak geçtiğimiz hafta Instagram’da izlediğim bir CANLI yayından sonra yetişkinlerin de pekala siber zorbalığa maruz kaldığını anladım. Örnekler versem:

Hamile bir kadın fotoğrafının altına: “Ay çok şişmanlamışsın. Ben hamileliğimde 7 kilodan fazla almadım!

Gittiği tatilden fotoğraf koyan birinin altına: “Oooo hocam bu sene ne kadar fazla tatil yaptın!

Benim dijital nezaketle ilgili bir paylaşımımın altına: “Demek siz dış görünüşe değer verenlerdensiniz!

Hanımefendi akademisyen. 5 kitabı var. Paylaşımının altına yorum: “Sizin burnunuz çok büyümüş!

Kısacası “dur ben şunun keyfini bir kaçırayım!” dürtüsü ile hiç hakkı olmadığı halde, “asdfk” şeklinde bir hesap açıp önüne gelene saydırır.

Yani, dijital dünyanın herkese verdiği hesap açma, bir topluluğa dahil olma ve yorum yazabilme imkanlarını kötüye kullanır.

Çocuklar arasında siber zorbalık

Çocukların arasında siber zorbalık genelde 13 yaşından sonra başlıyor. Hem sosyal medyada hesap açma yaşı hem de bu yaşın ergenliğin başladığı zamana denk gelmesi zorbaların iştahını kabartıyor. Çocuklarımıza İnternet’i güvenli kullanmayı öğretmeden onları bu dünyaya salmak da siber zorbaların en sevdiği şey.

Çocukları hedef alan dijital zorbalar hangi yöntemleri kullanıyorlar?

  • Mesajlaşma grupları kurarak, kurbanlarını bu gruba dahil etmedikleri halde grup mesajlarında ondan bahsetmek ve onunla dalga geçtikleri mesajları bir şekilde ona ulaştırmak.
  • Sürekli onlara nasıl olmaları gerektiğini bildiren mesajlar ve yorumlar göndermek. Şu ayakkabıyı giymelisin, dudaklarını boyamadan gelmemelisin, neden sigara içmiyorsun, deri montun yok mu senin? gibi bir sürü mesaj.
  • Kurbanlarının sosyal medya hesabını olumsuz ve alaycı yorumlarla doldurmak.
  • Kendi hesaplarında, izni olmadığı halde kurbanlarının resmini paylaşmak.
  • Kendi hesaplarında kurbanlarından bahsetmek.
  • Kurbanlarının hesaplarını ele geçirerek onun adına onu küçük düşürecek paylaşımlar yapmak.
  • Ödev ve etkinlikleri ona haber vermemek.

Çocuklar en hassas oldukları bu dönemde yukarıda saydığım eylemlerle karşılaştıklarında ya gruba dahil olabilmek için onların zorbalıklarına boyun eğiyor ya da kendisinde bir kusur olduğunu düşünüyor.

Çocuklar zorbalıkla nasıl mücadele edebilir?

Daha önce siber zorbalıkla nasıl mücadele edilebileceğini anlatmıştım. Ancak zorbaların karakteri çok tipiktir ve zorbalığı asla bırakmazlar. Ta ki kurban çocuk güç dengesini değiştirene kadar… Çocuğunuza aşağıdaki bilinci kazandırmak çok önemli:

  • Esas problem zorbalık yapandadır!
  • Pozitif düşünmek her zorluğu yener!
  • “Ben bununla başa çıkabilirim!” “İçim güç ile dolu.” “Bunu yapıyor, çünkü kendini kötü hisseden o, ben değilim.” “Benim hakkında ne dediği umurumda değil.” düşüncelerini yerleştirmeli!
  • Çevresinde olanlar değil, hissettikleri önemlidir!
  • Zorba gerçekte mutsuzdur!
  • Sözel iletişim becerilerini geliştirmelidir!

Elbette bunların yanında, çocuğunuzun, değerli olma, ait olma ve onaylanma ihtiyaçlarını unutmamalısınız.

Çocukluğunda anne ve babalarının gözünde değer bulamayanlar ömür boyu değerini başkalarının gözlerinde ve sözlerinde ararlar. Lütfen o anne ve babalardan biri olmayın!

Doğan Cüceloğlu, Twitter

Ben çocuk gelişimi uzmanı ya da psikolog değilim. Yukarıda teknik olarak açıkladıklarım dışında “Arka Bahçe Psikoloji” ve eğitim koçu “Bahar Anahmias“‘ın makalelerinden faydalandım.

Ben de bir babayım. Yazımın girişinde de belirttiğim gibi okulda ben de zorbalık kurbanı oldum. Şimdi kızım da zaman zaman zorbalığa uğrayabiliyor. Çocuğuma güveniyorum, ona değer veriyorum, duygularını anlamaya çalışıp onaylıyorum. Ne yapacağımı bilemediğimde de araştırıyorum, danışıyorum…