Sosyal Medya’dan Önce Annelik Yok muydu?

Sosyal medya icat edilmeden önce annelik yok muydu? Elbette vardı… Doğum sonrası depresyon, emzirme sıkıntıları, uykusuz kalma, kariyer ve çocuk büyütmek, eşiyle iş bölümü yapabilmek gibi dertli konular da vardı… Tecrübeli anne tavsiyeleri, haset anneler, çok karışan ebeveynler, onlar da vardı… Ama emzirirken kendini teşhir eden, ebeveynlik tutumları konusunda uzman, çocuk beslenme uzmanı, kısacası çocuk yetiştirmek konusunda her şeyin uzmanı, eşiyle birlikte hepsi mutlu paylaşımlara sahip anneleriyse sosyal medyada tanıdık.

2020 anneleri, önceleri tabu olan ve gösterilmesi şöyle dursun, konuşulması bile ayıp sayılan annelik meselelerini milyonlarla paylaşıyorlar. Blogculuğun daha yaygın olduğu 2005~2010 yıllarında, bir çok anne deneyimlerini ve itiraflarını bloglarında paylaşıyordu. Şimdi hatırlamıyorum ama oldukça ünlü anneler vardı.

Sürekli çevrimiçi kalmanın hepimiz için artık doğal olmaya başladığı ve sosyal medyanın görselliğe evrildiği bu günlerde ise annelik de artık kolayca teşhir edilen bir olguya dönüştü. Bu satırları okuyan hiç bir annenin beni yanlış anlamasını istemem. Beni sürekli takip eden anneler hem yazılarımda hem de paylaşımlarımda fikir değil bilgi beyan ettiğimi bilirler.

Artık bebeğini emzirme sırasında çektiği fotoğrafı paylaşan, yaşadığı emzirme güçlüklerini detayları ile anlatan, doğum sonrası cinsel yaşamının nasıl değiştiğinden bahseden annelerle ekranı kaydıran parmaklarımızın ucunda tanışıyoruz. Onlara bu konuda sorular da sorabiliyoruz. Onlar da hiç tanımadıkları insanlara bu özel konularda cevap verebiliyorlar.

Ben konunun güvenlik ve sağlık yönüyle ilgiliyim.

Dijital yaşamı artıları ve eksileri ile araştıran biriyim. Yukarıda bahsettiğim şeyler bir çok etik tartışma doğurabilir. Ancak ben, (uzmanlık gerektiren özel konular hariç) bu paylaşımların güçlük yaşayan diğer annelere rehber olabileceği inancındayım. Bu avantajının yanında yapılan bu paylaşımların çevrimiçi güvenlik ve dijital sağlık açısından bir takım dezavantajları olacaktır.

  • Mahrem paylaşımlarınız kötü amaçlı kişilerce kullanılabilir.
  • Emzirme sırasında mobil cihazınız bebeği olumsuz etkileyebilir.
  • Olası boşanma durumlarında bu paylaşımlar başınızı ağrıtabilir.
  • Dini, ahlaki ve toplum tabuları yönünden bombardımana tutulabilirsiniz. (Ki kimseyi ilgilendirmez.)
  • Sosyal medyaya fazladan ayıracağınız 2~3 saat annelik ve beraberinde yaptığınız işleri kalite açısından olumsuz etkileyebilir.

Sonuçta, hedefimizin ne kadar iyi anne olduğumuzu göstermek mi, sosyal medya fenomeni olmak mı yoksa sağlıklı, mutlu ve kendine güvenen bir çocuk yetiştirmek mi olduğuna karar vermemiz gerekebilir. Elbette tüm bunları dengeli olarak birlikte yürütebiliriz.

Tüm annelere kutsal ve büyük özveri gerektiren yolculuklarında mutluluk ve başarı dolu zamanlar diliyorum.